Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş İlkhaber’e önemli açıklamalarda bulundu
Yükleniyor...
Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş İlkhaber’e önemli açıklamalarda bulundu
Osmanlı İmparatorluğunun 5 önemli limanlarından biri olan Trabzon Limanı, eski hareketli günlerine dönmek için gün sayıyor. Bölgede bir çok insanın iş kapısı olan ve bölge ülkelerinin dünyaya açılan önemli kapılarından Trabzon Limanı demir yolu projesi hayata geçtiğinde bir çok insana tekrar iş kapısı olmanın adımlarını atıyor. İran transit yolunun hayata geçtiğinde 550 km alanda 100 bin kişiye iş kapısı olacağını belirten Trabzon Liman Müdürü Muzaffer Ermiş, İran’ın Duba’yi üzerinden yapmış olduğu 23 milyar dolarlık taşımacılığın 6-7 milyar dolarını Trabzon üzerinden yapmayı düşündüğünü dile getirdi.
Liman bölge kapasitesine yeterlimi, bunun yanında bir ikinci limana ihtiyaç var mı?
“Yeterliliğine baktığımızda Trabzon Limanının yıllık 5 milyon ton, bir kapasite ve 3.5 ton depolama alanıyla Doğu Karadeniz Bölgesinin en büyük limanıdır. Dolayısıyla limana kapasite açısından baktığımız zaman şimdilik herhangi bir yetersizlik söz konusu değildir. Geçen yıl yüklerin toplamına bakıldığı zaman iki milyon iki yüz otuz bin ton yük, yaklaşık %45 kapasite kullanımını ortaya koymaktadır. Buda %55’lik bir kapasite kullanımı söz konusudur. Trabzon Limanı hale hazır durumuyla beraber, yeterliliği kapasite kullanma oranına baktığımız zaman yeterlidir. Mevcut liman %100 doluluk oranıyla kullanımıyla çalışıp ihtiyaca cevap veremez ise bu tür, yatırımlara ihtiyaç duyulur. Fakat mevcut liman %45 kapasiteyle çalışırsa bu tarz taleplerin ve ifadelerin iyimser bir beklenti olduğunu düşünürüm. Dolayısıyla bu şartlarda interland’ın da önemli bir sanayisi olmayan şehrimiz ve bölgemize ikinci bir limanı bırakın birinci limanın kapasitesi yeterli oranda kullanılması gerekir. Dolayısıyla ikinci veya üçüncü limana herhangi bir ihtiyaç Trabzon ve bölge için söz konusu değildir. Kaldı ki Rize, Giresun ve Hopa limanları çok düşük kapasiteyle faaliyetlerini sürdürmekteler. Bunun yanında Trabzon Limanı ihtiyaca cevap vermemesi durumunda diğer limanları düşünebiliriz. Onlarda bu kapasiteye katılabilirler”
Demiryolunu bölge ve Liman işletmesi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Demiryolu bölge ve şehrimiz açısından çok önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bunun önemini vurgulamak için ulu önder Atatürk’ün bir sözü aklımıza gelmekte. 15 Eylül 1924’de Trabzon’daki beyanatında “Trabzon’a modern bir liman ve bunu tren yolu ile bağlamak” benim arzumdur diyerek, bu demiryolunu ve Trabzon’u çok önemsediğini ifade etmektedir. 1937’de Trabzon’a gelişinde bu konuda talimat vermiş ve çalışmalar başlatılmış ancak ve maalesef vefatından sonra bu çalışma rafa kaldırılmış. Bu emelinde gerçekleşen bir arzusu 1946 yılı da yapımına başlanıp 1954 yılında tamamlanan daha sonra 1980’li yıllarda İran transitine cevap vermeyen liman yeniden revizyondan geçirilerek bugünkü modern haline getirilmiştir. Yani Atatürk’ün vasiyetinin birinci aşaması olan modern liman gerçekleştirilmiş bu vasiyetinde yer alan tren yolunun bağlantı hadisesi maalesef gerçekleştirilememiştir. Son zamanlarda sivil toplum örgütlerinin bu konudaki talepleri ve görüşleri bu noktada önemli hadisedir. Bu demir yolları limanların gelir kaynaklarının can damarlarıdır. Ulaşımda da oldukça maliyetleri düşürmektedir. Dolayısıyla başta Trabzon limanı olmak üzere bölgedeki diğer limanlar tren yolundan nasibini alamamaktadırlar. Buda tren yolu bağlantılı limanlara karşısında da bir haksız ortam yaratılmıştır. Bu bağlamda demir yolu için iki hat arasında tercihler yapılmakta. Örneğin Hopa Batum arasındaki demir yolu hattı kısa vadelerde belki öne çıkacak yapım maliyetini de dikkate alırsak yapılabilecek projedir. Ancak bölgemiz için doğu Anadolu için Trabzon Limanının demir yoluna bağlanması ve bu demir yolunun bağlantılı olduğu İran bağlantısı çok önemlidir. Gelecekte GAP’da üretilecek olan hububatın ihracatından Türkiye deki bölgeye yakın limanların kapasitesi yetersiz kalacak. Dolayısıyla Rus Cumhuriyetlerine açılan en kısa ve kestirme yol Trabzon Limanıdır. Doğu Anadolu’nun Erzurum ve Erzincan demiryolu üzerinden Trabzon’a bağlanması çok önemli bir faktördür. Bunun transit ticaretteki en önemli ayağını da İran ticareti gerçekleştirmektedir. Karayoluna akaryakıttaki yüksek maliyeti İran yüklerinin bölge limanına gelmesine engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla demir yolu taşımacılığı özelliklede transit ticaretteki yüklerin Trabzon veya bölge limanlarına gelmesine önemli katkı sağlayacaktır. Burada sadece İran transiti değil, Irak ticareti de önem arz etmektedir. Bilindiği üzere yıllardır işgal ve kargaşa içerisindeki Irak harap bir haldedir. Yeniden imarı söz konusudur. Iraktaki çatışmalar sulh bulunca Karadeniz üzerinden gelecek olan İran’a ve Irak’a gidecek olan yüklerin en kısa ve en kestirme yolu Trabzon Limanındır. Karayoluyla birlikte Irak’a ulaşmak veya yapılacak olan bir demiryolu ile Irak’a çok ucuz taşımacılık ortaya koyacaktır”
Çömlekçi kentsel değişim projesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu proje Trabzon Limanını nasıl etkileyecek?
“Bu proje çok güzel hazırlanmış bir proje. Trabzon’un eski yerleşim yerlerinden biri olan limana entegre olmuş olan Çömlekçi mahallesindeki görüntü kirliliği ortadan kalkmış olacaktır. Yani limana gelmiş olan turist gemileriyle gelen turistlerin ilk gördükleri bu korkunç manzara ortadan kalkmış olacak. Bu projeyle çok modern bir manzara ortaya çıkacaktır, bu olayın görsel yanı. İkinci durumu da geçmişe baktığımızda Osmanlı İmparatorluğu döneminde Trabzon limanı imparatorluğun 5 önemli limanlarından biri. 1900’lü yılların başına baktığımızda limandaki hareketlilikten ötürür ticaret çok gelişmiş ve bu ticaretin yanında da 13-14 tane konsolosluk ve başkonsolosluk Trabzon’da faaliyet gösteriyordu. Dolayısıyla Trabzon Limanı canlanacak kapasitelerin gelip gidecek transit yüklerin elbette ki liman ve limanın dışında şehirde çok önemli bir hareketlilik getirmiş olacaktır. Dolayısıyla bu kentsel dönüşüm içerisinde çömlekçinin modernize olması, oradaki ticaret merkezleri ve iş merkezlerinin içinde çalışılacak olan iş alanları ve yabancıların gelip yerleşebilecekleri bu iş yerlerinde çalışılabilecek yeni iş sahaları ortaya çıkmış olacaktır. Dolayısıyla liman ve Çömlekçinin entegre olacağı çok önemli bir projedir ve başarılabileceğini temenni ediyorum”
Trabzon Limanından, bölge ve şehir yeterince faydalanabiliyor mu?
“Trabzon Limanı bugünkü haliyle beraber bölgedeki yaratmış olduğu ekonomik kapasite yaklaşık 1 milyar 300 milyon dolar civarındadır. Yani limana gelip giden yüklerin ekonomik değerini ben ifade ediyorum. Bu ekonomik değeri başta Trabzon olmak üzere Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Ağrı, Elazığ, Malatya ve hatta Güneydoğu Anadolu ya kadar şehirler takip etmektedir. Bu şehirleri takip eden ürünlerin başında kömür olmak üzere diğer ürünlerin veya ihracatın çok önemli sektörleri ortaya koymaktadır. Bunu 1milyar 300 milyonla değil kat ve kat fazlasıyla hasılat gelmektedir. Fakat bunun en hızlı ve en çabuk halka yansıyacak yönü İran transiti gelmektedir. Trabzon Limanından geçecek olan İran transitinin yaratacağı sinerji biraz önce bahsetmiş olduğum başta Trabzon olmak üzere Gürbulak kapısına kadar olan 550 km yol güzergahında 3 milyon tonluk bir transit yükün 100 bin insana iş aş ekmek sağlayacağı görüşündeyim. Çünkü tekerler döndüğünde bu tekerlerin döndüğü güzergâhın üzerindeki esnaf bundan faydalanacaktır. Çok geniş alana yayılan bir iş kolu ortaya çıkarmış oluruz. O bakımdan biz Trabzon limanından eski İran ticaretini canlandırılmasını ve gerçekleşebilmesi için çok önemli çabalar sarf ediyoruz. Henüz bir sonuca varamadık fakat uğraşlarımızın neticesini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Geçtiğimiz günlerde İran’a yaptığımız ziyaretten olumlu gelişmeler var ve bu süreci takip edeceğiz. Mesela bu olumlu gelişmeler Türkiye’ye yeni atanan İran büyük elçisin Trabzon’a yaptığı ziyarette İran’ın Güneyde Duba yi üzerinden yapmış oldukları yaklaşık 23 milyar dolarlık transit ihracatların yaklaşık 6-7 milyar dolarlık kısmını Trabzon üzerinden yapmayı düşündüklerini ifade ettiler. Biz kendilerine akaryakıttaki maliyeti yükselten akaryakıttaki pahalılık maliyeti artırdığını düşünüyoruz. Onların İran tırlarına verdikleri 400 litrelik akaryakıt desteğini Türk tırlarına da vermelerini istedik. Bununla birlikte akaryakıttaki pahalılık ortadan kalkmış olup maliyetler düşecek ve bu yol canlanacaktır. Çünkü İran Karadeniz ülkelerinden yapmış olduğu ithalatı İstanbul Çanakkale Boğazı Arabistan yarımadasından geçim Dubai ve Basra körfezinden Tebriz’e ulaştırıyor. Buda çok büyük maliyet ve zaman kaybediyor. Aradaki 25 günlük farkı Trabzon üzerinden yapıldığında 1 haftaya düşürülecektir. Buna sayın büyükelçi olumlu bakmaktadır. Sadece belimizi büken Türkiye’deki akaryakıt pahallılığından dolayı İran bunu düşünerek bu yola bu zamana kadar sıcak bakmadı”