| Geçici iş ilişkisi | Diğer Yazarlar | ||||
|
Türk çalışma hayatında uygulaması olan ve kazanç amacı gütmeyen işgücünün ödünç olarak devri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu ile yeni bir düzenleme getirilmiştir. Yasanın 7nci maddesi uyarınca “İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Bu halde iş sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu sözleşmeye göre üstlendiği işin görülmesini, iş sözleşmesine geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren işçiye talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür. Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir. İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta Kazanç amacı güdülmeyen ödünç iş ilişkisi her şeyden önce şirket topluluklarında ve bunlardan biri olan holdinglerde,şirketlerin daha çok vasıflı iş gücü ihtiyacını karşılamak için yardımlaşmalarında veya üst kademe yöneticilerinin yetiştirilmesinde ya da aynı gruptan olmayan şirketlerin birlikte bir işi üstlenmelerinde yahut mali güçlüklerle karşılaşan bir işverenin işçisini işlerin düzelmesine kadar başka bir işverene vermesinde ortaya çıkmakta,işçi rızası alınarak geçici şekilde iş görme edimini başka bir işverene karşı yerine getirmek üzere üçlü bir ilişki kurulmaktadır. İşçinin iş sözleşmesiyle bağlı olduğu işverenle (ödünç veren) arasındaki sözleşme sona ermemekte,ödünç veren işveren işçiden olan işin görülmesini talep hakkını geçici bir süre için diğer işverene (ödünç alan) devretmektedir. DR.AHMET ÇUBUKÇU’YA TEŞEKKÜR Değerli okurlar, son dönemlerde gerek müfettişlerin gerekse mali polisin yaptığı çalışmalarla pek çok doktor, eczacı ve medikalcinin organize şekilde devleti dolandırdıklarına şahit oluyoruz. Hastanelere gittiğimizde doktorlardan ve sağlık personelinden genelde şikayet ederiz. Ancak tüm bunlara rağmen işini iyi yapan, hastalar ile olumlu iletişim kuran, devletini seven çok sayıda doktorumuz da bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesini yaşadığım bir olay nedeniyle sizlerle paylaşmak istedim. 4.5 yaşında bir oğlum var. Cuma günü akşam üzeri evin önünde oynarken topa basıp yere düştü ve kafasını betona çarptı.Tabi apar topar alıp Fatih hastanesinin aciline koştum. Tomografi çektiler. Pratisyen hanım biraz tereddüt etti, sabahleyin çocuğu bir beyin cerrahının görmesini söyledi. Olay herhalde ciddi dedim. Sabahı bekleyemezdim. Bir yakınımı aradım, kendisi de bana Dr. Ahmet ÇUBUKÇU’yu önerdi, ancak saat 20.30’du ve kendisi İH de ameliyattaymış. Çalıştığı bu hastaneye gittim, acildekiler ameliyathaneyi arayıp doktor beye bilgi ulaştırdılar. Ameliyathanenin önüne çıktım, filmleri benden alıp içeri götürdüler. Dr. Bey filme baktıktan sonra beklememizi söyledi. 10 dakika sonra gelip bizzat çocukla ilgilendi, gerekli şeyleri söyledi,sabaha kadar takip etmek gerektiğini söyleyerek bizi eve gönderdi, cep telefonunu verdi. Çok şükür bir şey olmadı.Beni en çok etkileyen ise ertesi gün doktor beyin bizi arayıp çocuğun durumunu sormasıydı. Gerçekten ben de ilk kez tanıdım Ahmet beyi. İyi bir doktor olarak ismini tabi ki duymuştum, en çok da Trabzonspor’un maçlarında kamera kendisine zoom yaptığında heyecanlı duruşuyla tabi. Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum, son dönemde bu kadar hastasıyla yakından ilgilenen, gerçek hayatta da böyle olduğunu çevremden öğrendiğim bu iyi insana mesleğinde çok daha üstün başarılar diliyorum. |
|||||
| 19.05.2009 | |||||
| Yazarın Diğer Yazıları | |||||
| Emzirme Yardımı 2009 yılı için 70 TL oldu - 07.02.2009 | |||||